Dini Bayramlar Üzerine

DİNİ BAYRAMLAR ÜZERİNE

İnsanlar topluluk halinde yaşayan sosyal varlıklardır. Topluluklarda
beraber yaşarken birçok ortak anı ve hatıraya başka bir deyişle ortak
mirasa sahip olurlar. Ve bu ortak miras içerisinde toplulukları
derinden etkileyen, onların sevinmelerine ya da üzülmelerine neden
olan bazı olaylar ve günler esas alınarak bayram ya da anma günleri
olarak belirlemişlerdir.
        Din, insanların yaşam biçimlerini etkileyen en önemli unsurlardan bir
tanesidir. Ayrıca bir topluluğun bireylerinin birbirlerine
bağlanmalarını sağlayan önemli bir etken...
        Hal böyle olunca insanların maddi zaferlere karşılık ilan ettikleri
bayramlar yanı sıra manevi olarak kazanılan zaferlerde ilahi olarak
Allah tarafından insanlara bayram olarak hediye dilmiş ve kutlamaları
istenilmiştir. Nasıl 30 Ağustos Zafer Bayramı, 29 Ekim Cumhuriyet
Bayramı, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ve 19 Mayıs
Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı maddi olarak kazandığımız
zaferler ya da ortak hatıraları temsil ediyor ise İslam dininde de
Ramazan Bayramı ve Kurban Bayramı olarak iki tane bayramımız vardır.
Sadece İslam dini değil tüm dinlerin çeşitli ad ve özel uygulama
gerektiren bayramları vardır.
        Son yıllarda ne yazık ki bayramlarımızda yozlaşma ile yüz yüze kaldı.
Ve bu yozlaşma bazı çevrelerce bilinçli ve planlı olarak yapılmaktadır
ve yine ne acıdır ki amacına da ulaşmıştır önemli bir ölçüde.
        Bayramlar da büyükler ziyaret edilir, elleri öpülür, hal ve hatırları
sorulur, eş-dost ve akraba karşılıklı olarak ziyaret edilir ve bayram
sevinci doyasıya yaşanırdı ve bugün yaşanması da lazım. Ancak medyamız
nedendir bilinmez bayramları sanki tatil yapmak için boş olan günler
olarak lanse etmekteler ve büyük organizatör firmalar bayram özel
turları düzenlemektedir. Peki iyi hoş da bayramlar tatilde mi
geçirilir? Üç gün tatil yapmak, denize girmek ya da kayak yapmak
bayramları bayram gibi yaşamaktan daha mı önemli ve daha mı değerli?
        Yine dini bayramların manevi olarak kazanılan zaferlerin
kutlamalarıdır demiştim yukarıda. Nedir bunlar? Ramazan Bayramı, bir
ay boyunca oruç tutarak nefsini terbiye eden insanlara bir bayramdır.
Kurban Bayramı, Hz. İbrahim a.s. Allah'a bir söz vermiş daha sonra da
ne pahasına olursa olsun sözünü tutmaya karar vermiş ve oğlunu Allah'a
kurban etmeye hazırlanırken Allah bu Şeytan'a karşı kazanılan bu zafer
içinde koç göndermiş ve Kurban Bayramını inananlara hediye etmiştir.
Ancak yine bazı çevrelerce bayramların adları ve sıfatları
değiştirilmektedir. Hemde fark ettirmeden insanlara. Nasıl mı? Ramazan
Bayramı oldu Şeker Bayramı. Peki ama Ramazan Bayramı'nın şekerleme ile
alakası ne? Ramazan Bayramı tutulan oruç ve nefis terbiyesine hediye
olarak verilmiş ve oruç ayının yani Ramazan'ın ismi ile de anılmıştır.
Ancak çocuklarımıza sorduğumuzda artık dini bayram olarak Şeker
Bayramı ve Kurban Bayramı'nı saymaktadırlar. Bakın nasıl da yerleşmiş
körpecik beyinlere, yüreklere bu safsatalar. Yakında Kurban Bayramı da
Et Bayramı olursa şaşmayın.
        Yine Kurban Bayramı her yıl kendine hoca denilen şahısların ulusal
televizyon kanallarında Kurban ile ilgili tartışmalara
katılmaktadırlar. Ve her yıl çeşitli spekülasyonlara imza
atmaktadırlar. Nedir bunlar? Kadın kurban kesebilir mi? Tavuk, horoz,
deve kuşu da kurban olur mu? Taksitle kurban alınır mı? Kilo ile
kurban alınır mı? Kurban bayramı hayvan katliamı değil mi? Teravih
namazı kaç rekat? Teravih namazı kılınmalı mı? Daha yüzlerce soru. Bu
soruların her birinin cevabını vermek isterdim ama konumuz değil. İşte
bu sorularla insanların kafalarını karıştırıyorlar ve acaba
dedirtiyorlar işte acaba demiş isek kaybettik demektir. O zaman işte
bu tartışmaları başlatanlar amacına ulaştı demektir. Biz acaba deriz
ama yinede yaparız ya çocuklarımız yapar mı? Zaten babam-annem acaba
derdi tam belli değil yapmazsam da bir şey olmaz der ve bu bilinç
yiter gider. Daha sonra da özenti başlar her dinde bayram var bizde
neden yok ve sonrasında özellikle Hristiyanların dini bayramlarını
bizlerde kutlamaya başlarız isimleri değişir tabi ki.
        Yine son yıllarda benim çocukluğumda yoktu böyle bir şey. (Şu an 23
yaşındayım.-2007-) Vejeteryan dersem sanıyorum çoğunuz ne demek
istediğimi anlayacaktır. Et yemeyen insanlara verilen isim bu. Bunlar
diyor ki biz et yemiyoruz tavuk, horoz, deve kuşu kurban olur mu diye
sorular soruyorlar biz de bitkiden kurban etsek olur mu? Pes doğrusu
vallahi pes. Olur neden olmasın küçük baş olarak pırasa kes, turp kes,
patates kes ve büyük baş olarak da kabak kes, karpuz kes yani  bu
kadar saçmalık olmaz ama soruyu duyunca şaşmamak ve sinirlenmemek elde
değil.
        Yine Kurban Bayramı malum hayvanların kurban edilmesi ile
gerçekleşiyor. ,Deniliyor ki, aman ha çocuklara göstermeyin,
psikolohileri bozulur ya da travma geçirirler. Tamam arkadaşım biz de
zaten tutup 3 yaşında 5 yaşında çocuklara kurban kesmesini
göstermiyoruz. Ancak 10 ya da 12 yaşında olan çocuklarımıza da bırakın
gösterelim bu saklanacak bir şey değil ki. Hergün evinde et yeniliyor,
kasaplardan alınıp geliniyor. Çocuklar bilmiyor mu bu etlerin nereden
geldiğini? Toprakta mı yetişiyor et? Yani bazı şeyleri de abartmamak
gerekiyor. Ama medyamız sağ olsun her zaman ki gibi bu bayramda da
yine nerede kötü görüntü var onu bulup gösterirler haber uğruna sadece
haber uğruna. Yok hayvan kaçtı, yok kesemediler hayvan bekledi yok
çocuklar baktı psikolojileri bozuldu. Bunlardan artık bıktık her
bayram aynı şey. Hiç mi düzgün olanı yok? Var olmaz olur mu? Ama
önemli olan kötüsünü bulmak onlar için. Şuan saat 09:42 akşam ki
haberleri ben söyledim sizlere hiç izlemenize gerek yok. Çünkü
medyamız dini bayramları yozlaştırıyor.
        Umarım anlatmak istediklerimi ifade edebilmişimdir. Hepinize iyi
bayramlar.
İsmail ÇEVİKBAŞ

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !